29 Mayıs 2010. Türkiye o gece ekran başındaydı.
Tam 16 yıl önce bugün, Türk rock müziğinin en önemli gruplarından biri olan maNga, “We Could Be The Same” ile Eurovision 2010’da ikinci oldu. Ama bu sadece bir “ikincilik” değildi. O performans; Türkiye’nin Eurovision tarihindeki en güçlü sahne şovlarından biri, Avrupa’nın uzun yıllar unutamadığı anlardan biri ve hala milyonlarca insanın tekrar tekrar açıp izlediği kült bir performans haline geldi.
Bugün hala sosyal medyada “Asıl kazanan maNga’ydı” yorumlarını görmek mümkün.
Eurovision 2010: Oslo’da Bir Dönüm Noktası
2010 Eurovision, Norveç’in başkenti Oslo’da düzenlendi. Yarışmanın sloganı “Share The Moment” idi. Yarışma, Alexander Rybak’ın 2009’daki tarihi zaferinin ardından Norveç’in ev sahipliğinde gerçekleşti.
Yarışma 25 Mayıs ve 27 Mayıs’taki yarı finallerin ardından 29 Mayıs 2010’da büyük finalle tamamlandı. Toplam 39 ülke yarıştı ve finalde 25 ülke sahne aldı.
2010 yılı Eurovision için oldukça farklı bir dönemdi çünkü yarışma artık sadece “pop şarkılar” üzerinden ilerlemiyordu. Alternatif müzik, elektronik öğeler, rock ve deneysel sahne tasarımları daha fazla dikkat çekmeye başlamıştı.
Ve tam bu atmosferde sahneye maNga çıktı.
TRT’nin Tercihi: maNga
TRT, 2010 yılında Türkiye’yi temsil edecek ismi iç seçimle belirledi ve tercih maNga oldu. O dönem maNga yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da dikkat çeken bir gruptu.
2009’da MTV Europe Music Awards’ta “Best European Act” ödülünü kazanmışlardı. Bu da onları Eurovision için “alışılmışın dışında ama güçlü” bir aday hâline getiriyordu.
Grup; Ferman Akgül, Yağmur Sarıgül, Cem Bahtiyar, Özgür Can Öney ve Efe Yılmaz’dan oluşuyordu. Müzikleri alternatif rock, nu-metal, elektronik öğeler ve Anadolu etkilerini bir araya getiriyordu.
“We Could Be The Same” Nasıl Seçildi?
TRT’ye İngilizce hazırlanan üç farklı şarkı sunuldu.
Seçilen parça ise “We Could Be The Same” oldu.
Şarkının söz ve bestesinde grup üyeleriyle birlikte Evren Özdemir ve Fiona Movery Akıncı da yer aldı. Şarkı 3 Mart 2010’da resmi olarak yayınlandı.
O dönem Türkiye’de şarkı açıklandığında ilk dikkat çeken şeylerden biri şuydu:
Bu bir “Eurovision şarkısı” gibi değildi.
Daha sert gitarlar, elektronik altyapılar, karanlık bir atmosfer ve batılı alternatif rock estetiği taşıyordu. Avrupa için oldukça modern bir işti.
Klip: Tanker Üzerinde Çekilen Distopik Dünya
Şarkının klibi İstanbul Boğazı’nda bir petrol tankerinde çekildi. Klipte kullanılan futuristik atmosfer, siyah tonlar ve robotik karakter tasarımı şarkının distopik havasını güçlendirdi.
Klipte yer alan kadın karakter ise yıllar sonra bile performansın sembollerinden biri haline geldi.
Yarı Final: Türkiye Zirvede
Türkiye, Eurovision 2010’un ikinci yarı finalinde sahne aldı.
Ve yarı finali birinci sırada tamamladı.
maNga toplam 118 puan alarak finale yükseldi ve yarışmanın favorileri arasına girdi. Avrupa basınında performans için “gecenin en modern sahnesi”, “rock ile Eurovision’un birleştiği an” gibi yorumlar yapılmaya başlandı.
Özellikle sahnedeki grubun enerjisi büyük ses getirdi.
Büyük Final Gecesi
29 Mayıs 2010’da Oslo’daki Telenor Arena’da büyük final başladı.
Türkiye sahneye 14. sırada çıktı.
Ferman Akgül’ün enerjisi, sahne tasarımı, elektronik geçişler ve o unutulmaz nakarat Avrupa’da ciddi etki yarattı.
Performansın en ikonik anlarından biri ise sahnedeki kadın robot karakterin performans boyunca “insanlaşmasıydı”. Eurovision tarihinde görsel anlatımı en güçlü sahne şovlarından biri olarak kabul edilen performanslardan biri haline geldi.
Ve o gece maNga tam 170 puan topladı.
Türkiye yarışmayı ikinci sırada tamamladı.
Peki Kim Kazandı?
2010 Eurovision’un kazananı Almanya oldu.
Lena Meyer-Landrut, “Satellite” isimli şarkısıyla 246 puan alarak birinciliğe ulaştı.
İlk 5 sıralaması şöyleydi:
- Almanya – Lena – Satellite
- Türkiye – maNga – We Could Be The Same
- Romanya – Paula Seling ve Ovi – Playing With Fire
- Danimarka – Chanee ve N’evergreen – In A Moment Like This
- Azerbaycan – Safura – Drip Drop
Neden Hala Konuşuluyor?
Eurovision tarihinde bazı performanslar yarışmadan daha büyük hale gelir.
“We Could Be The Same” tam olarak bunlardan biri.
Çünkü maNga’nın performansı yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’daki Eurovision kitlesi arasında da yıllar içinde kült statüsüne ulaştı.
Bugün hala Reddit başta olmak üzere birçok Eurovision topluluğunda 2010 finali konuşuluyor ve çok sayıda kullanıcı maNga’nın performansını “kazanması gereken performanslardan biri” olarak gösteriyor.
Özellikle:
- Rock müziğin Eurovision’da bu kadar güçlü temsil edilmesi
- Sahne tasarımının dönemine göre çok ileri olması
- Şarkının hala eskimemesi
- Avrupa kitlesinde kalıcı etki bırakması
performansı unutulmaz yapan detaylar arasında gösteriliyor.
Türkiye’nin Eurovision’daki Son Altın Dönemlerinden Biri
maNga’nın ikinciliği, Türkiye’nin Eurovision’daki başarılı yıllarının en önemli parçalarından biri oldu.
Şebnem Paker’in Türkiye’ye kazandırdığı ilk derecesi, Sertab Erener’in 2003 zaferi, Athena’nın enerjisi, Hadise’nin sahnesi derken maNga da Türkiye’nin yarışmadaki modern ve güçlü imajını devam ettirdi.
Birçok Eurovision hayranına göre ise “We Could Be The Same”, Türkiye’nin yarışmaya gönderdiği en ikonik işlerden biri olarak kabul ediliyor.
16 Yıl Sonra Hala Aynı Etki
Aradan tam 16 yıl geçti.
Ama “We Could Be The Same” hala YouTube’da milyonlarca kez izleniyor, sosyal medyada paylaşılıyor ve Eurovision tarihinin en unutulmaz performanslarından biri olarak gösteriliyor.
Bazı şarkılar yarışma için yapılır.
Bazıları ise yıllar sonra bile bir dönemin hafızası olarak yaşamaya devam eder.
maNga’nın Eurovision 2010 performansı tam olarak böyle bir şeydi.

bu unutmayacağımız bir başarı türüydü izledikçe tüylerim bir garip oluyor manga keşke birinci olsaydı