Popüler Kültür Bizi Bizden Daha mı İyi Tanıyor?

Köşe Yazısı

Melisa

Popüler kültürün kayda değer tarafına dair bir yorum.

Size bir soru; hiç sadece bir kez baktığınız bir ürünün birkaç dakika sonra karşınıza tekrar çıktığını fark ettiniz mi? Ya da arkadaşınıza bahsettiğiniz bir şarkının ertesi gün sosyal medyada sürekli karşınıza çıkması size hiç garip geldi mi? Bu sonuçlara bakarak bazen internetin bizi bizden daha iyi tanıdığını düşünmek mümkün. Peki gerçekten öyle mi?

Bildiğiniz üzere günümüzde popüler kültürün büyük bir bölümünü sosyal medya ve dijital platformlar oluşturuyor. Instagram’da hangi gönderilere baktığımız, TikTok’ta hangi videolarda daha uzun süre kaldığımız, YouTube’da ne izlediğimiz ve Spotify’da hangi şarkıları dinlediğimiz aslında dijital ayak izimizi oluşturuyor. Meta’ya bizim hakkımızda birçok bilgi veriyor. Algoritmalar da bu bilgileri kullanarak karşımıza ilgimizi çekebilecek içerikleri çıkarıyor.

Örneğin bir gün güneş gözlükleriyle ilgili birkaç video izlediğimizi düşünelim. Kısa süre sonra sosyal medyada pahalı-uygun en çok nereye baktıysak o sitelerden güneş gözlükleri reklamları, kombin önerileri ve hatta satın alma bağlantıları görmeye başlayabiliriz. Bu durum tesadüf gibi görünse de aslında algoritmaların davranışlarımızı analiz etmesinin bir sonucudur. Biz farkında olmadan internete “Neleri beğeniyorum?” sorusunun cevabını vermiş oluruz.

Asıl şaşırtıcı olan ise algoritmaların yalnızca mevcut zevklerimizi takip etmekle kalmaması. Bazen bize daha önce hiç ilgilenmediğimiz bir şeyi gösteriyor ve bizler onunla bir süre sonra gerçekten ilgilenmeye başlıyoruz. Bir şarkıyı ilk başta sıradan ya da kötü bulurken, sürekli karşımıza çıktığı için birkaç gün sonra dilimize dolanabiliyor. Bir kıyafet trendini önce anlamsız bulup daha sonra kendimiz almak isteyebiliyoruz.

Peki burada seçimi gerçekten biz mi yapıyoruz?

Popüler kültür trendleri ile algoritmalar arasındaki ilişki tam da bu noktada önem kazanıyor. Eskiden bir şarkının veya filmin popüler olması için televizyon, radyo ve dergiler gibi geleneksel medya araçları çok önemliydi. Günümüzde ise bir içeriğin milyonlarca kişiye ulaşması için birkaç saat, hatta bazen birkaç dakika yeterli olabiliyor. Bir video viral olduğunda insanlar onu tekrar tekrar izliyor, taklit ediyor ve farklı şekillerde yeniden üretiyor. Böylece tek bir içerik, kısa sürede büyük bir kültürel trende dönüşebiliyor. Aynı zamanda bu viral içerikler birçok kişinin ekmek kapısı haline de gelmiş durumda.

Bunun olumlu tarafları yok mu, elbette var. Algoritmalar sayesinde daha önce keşfedemeyeceğimiz müzikleri, filmleri, kitapları veya farklı kültürleri tanıyabiliyoruz. İlgi alanlarımıza uygun içeriklere ulaşmak bu şekilde çok daha kolay hale geliyor. Fakat bunun bir başka sonucu da sürekli aynı tür içeriklerle karşılaşmak olabilir. Eğer algoritma belirli bir içeriği sevdiğimizi düşünürse bize benzer içerikleri göstermeye devam eder. Böylece farkında olmadan kendi ilgi alanlarımızın içinde değişik bir döngüye girebiliriz.

Belki de en önemli soru burada ortaya çıkıyor: Algoritmalar bizim zevklerimizi mi keşfediyor, yoksa zevklerimizi kendileri mi oluşturuyor?

Bu sorunun kesin hükümlü bir cevabı olmayabilir. Çünkü aslında iki taraf da birbirini neredeyse her konuda etkiliyor. Biz internette ne yaptığımızı gösteriyoruz, algoritmalar da buna göre bize yeni şeyler sunuyor. Biz bu içeriklerden bazılarını seviyor, bazılarını görmezden geliyor ve böylece algoritmaya yeniden bilgi veriyoruz. Yani ortaya sürekli devam eden bir etkileşim çıkıyor.

Sonuç olarak popüler kültür artık yalnızca televizyonda gördüğümüz dizilerden, radyoda dinlediğimiz şarkılardan veya moda dergilerinden oluşmuyor. Günlük dijital davranışlarımız, algoritmalar ve sosyal medya da popüler kültürün önemli bir parçası hâline geldi.

Bu yazıdan sonra karşımıza çıkan bir videoyu veya ürünü gördüğümüzde kendinize küçük bir soru sorabilirsiniz: “Bunu gerçekten ben mi seçtim, yoksa internet benim için çoktan seçmiş olabilir mi?”

💬 Bu yazı, Rezerve Köşe Yazıları kapsamında yayımlanmış olup yazarın kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir